burun-buruna

burun-buruna
носом к носу (столкнулись, сошлись).

Азербайджанско-русский словарь. — Баку. . 1984.

Игры ⚽ Нужно сделать НИР?

Смотреть что такое "burun-buruna" в других словарях:

  • burun buruna — zf. Birbirine çok yakın ve yüz yüze bir biçimde Çıtı pıtı bir sarışınla burun buruna konuşup gülüşmede. H. Taner Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller burun buruna gelmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • burun buruna gelmek — 1) beklenmedik bir anda karşılaşmak, birbirlerine çok yaklaşmak Nabi Efendi, merdivenleri yorgun yorgun çıkarken sofada karısıyla burun buruna geldi. M. Yesari 2) karşısında hissetmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • burun — is., rnu, anat. 1) Alınla üst dudak arasında bulunan, çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı 2) Bazı şeylerin ön ve sivri bölümü Kadıköy vapurunun güvertesinde, paltoma bürünmüş, gidip ta burna oturmuştum. H. Taner 3) mec. Kibir,… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • Azraille burun buruna gelmek — ölümle karşı karşıya gelmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ölümle burun buruna gelmek — ölümle sonuçlanabilecek çok büyük bir tehlike ile karşılaşmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • Azrail — is., öz., din b., Ar. ˁazrāˀīl Tanrı buyruğu ile insanların canını almakla görevlendirilen melek, can alıcı Azrail ala canını, unuttura her sanını / Kara toprağa tenini kararlar bir eyyam gelir. Yunus Emre Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • itici — sf. 1) İtme işini yapan 2) mec. Soğuk, benimsenilmeyen, sevimsiz, sevilmeyen, beğenilmeyen, antipatik Birbirlerinin itici özellikleriyle de şimdiki kadar burun buruna gelmiyorlardı. R. Erduran …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ölüm — is. 1) Bir insan, bir hayvan veya bitkide hayatın tam ve kesin olarak sona ermesi, ahiret yolculuğu, emrihak, irtihal, memat, mevt, vefat Çenesinde babamın ölüm günü gördüğüm asabi buruşmalar var. Y. Z. Ortaç 2) Ölme biçimi Yanarak ölümü, feciydi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • iyləşmək — qarş. Bir birini iyləmək, qoxulamaq. – . . İtlər bir birindən çəkinəçəkinə burun buruna iyləşdilər. M. Rz …   Azərbaycan dilinin izahlı lüğəti

  • buruncuq — kiç. Kiçik burun, yaxud bir şeyin buruna oxşayan hissəsi, çıxıntısı. Xoruzgülü toxumçalarının üzəri qırışıqdır və onların yuxarısında düz və ya əyilmiş buruncuq vardır. Qədirov …   Azərbaycan dilinin izahlı lüğəti


Поделиться ссылкой на выделенное

Прямая ссылка:
Нажмите правой клавишей мыши и выберите «Копировать ссылку»